Bu çalışma, Franz Schubert’in “Die Schöne Müllerin” döngüsünde yer alan “Die Liebe Farbe” adlı eseri, hem müzikal hem de edebi açıdan incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada betimsel ve analitik yöntem kullanılmıştır. Eserin müzikal yapısı; form analizi, armoni ve melodik yapı değerlendirilerek betimlenmiş; Wilhelm Müller’in şiiri ise metaforlar, semboller ve tematik yapı üzerinden analitik bir yaklaşımla yorumlanmıştır. Araştırma bulguları, yeşil rengin döngü boyunca umut simgesinden ölüm metaforuna dönüştüğünü göstermektedir. “Die Liebe Farbe”de ise bu renk, takıntılı bir sevginin ve zihinsel çöküşün müzikal yansımasına dönüşmektedir. Schubert, si minör tonunu, ostinato tekniğini ve ezgisel bakımdan daha çok dar bir kısımda konumlanmış aralıkları kullanarak şiirin karanlık psikolojisini müziğe aktarmıştır. Piyano eşliğinde durmaksızın tekrarlanan fa# notası, adeta ölüm düşüncesine takılıp kalan bir zihnin sesini duyurmaktadır. Çalışma, Schubert’in şiir ve müziği nasıl birleştirdiğini ve romantik dönemin yoğun duygusallığını sade bir müzikal dille nasıl ifade ettiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak; “Die Liebe Farbe” eseri, müzikal tekrarın dramatiğe, ostinato’nun obsesyona ve ton değişimlerinin psikolojik dengesizliğe dönüştüğü, lied sanatının en olgun örneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Die liebe farbe, lied, Schubert, Müller, müzikal sembolizm, Die Schöne Müllerin.