Kalkandelenli Muîdî (16. yy.) devrinin bütün şair tezkirelerinde adından bahsedildiği hâlde hayatına dair bilgilerimizin sınırlı olduğu bir şairdir. Zenbilli Ali Efendi’ye muid olacak kadar parlak bir gelecek vaat eden bir başlangıç yaptığı ilim yolunu aynı başarıyla devam ettiremeyen şairin hayatının birçok sıkıntılarla geçtiği anlaşılmaktadır. Üretken bir şair olan Muîdî’nin tipik bir özelliği de hızlı yazmasıdır. Muîdî’nin bilinen tek mensur eseri Miftâhu’t-teşbîh’tir. Kaynaklarda hamse sahibi olduğu kaydedilmesine rağmen sadece Şem’ ü Pervâne ve Gül ü Nevrûz adlı mesnevilerinin elde nüsha veya nüshaları vardır. Şairin Vâmık u Azrâ’sına ise henüz ulaşılamamıştır. Bu makalede Muîdî’nin kaynaklarda varlığından söz edilmeyen yeni bir mesnevisi tanıtılacaktır. Onun hamse yazma yolunda kaleme aldığı ilk eseri olduğunu düşündüğümüz bu eseri, varlığından eski kaynaklarda da yeni çalışmalarda da bahsedilmeyen Leylâ vü Mecnûn mesnevisidir. Şairin bütünüyle meçhul olan Aşk-efzâ adını verdiği eserinin tespit ettiğimiz yegâne nüshası Almanya’da Dresden Kütüphanesi Mscr.Dresd.Ea.63 numarada kayıtlıdır. En az üç yaprağın kopuk olduğu anlaşılan mezkûr nüsha 96 yapraktan müteşekkildir. Hezec bahrinin mefâîlün mefâîlün feûlün kalıbıyla yazılan Aşk-efzâ, hazırlamış olduğumuz metne göre 2756 beyitten müteşekkildir. Muîdî eserini oluştururken Hâtifî’nin Farsça Leylâ vü Mecnûn’unu model olarak benimsemiştir. Bu makale, tarafımızdan kitap olarak yayıma hazırlanan eserin bilim dünyasına tanıtılması amacıyla kaleme alınmıştır. Makalede, özellikle bu eserden hareketle Muîdî’nin hayatı ve eserlerine dair ulaşılan kimi sonuçlar paylaşılacak; söz konusu yazma nüsha tanıtılacak, eser hakkında bilgi verildikten sonra Aşk-efzâ’nın Hâtifî’nin eseriyle ilişkisi ve özgünlüğü hakkında bilgi verilecektir.
Leylâ vü Mecnûn, mesnevi, hamse, Muîdî, Hâtifî.