Türk edebiyatında şairliği ile tanınan Cahit Sıtkı Tarancı’nın hikâyelerinin yanı sıra günümüze kadar dikkat çekmeyen romancı yönü de vardır. Sanatçı, şiirlerinin yanı sıra Hafta Mecmuası’nda tefrika roman ve Cumhuriyet gazetesinde hikâyeler de yazar. Tarancı’nın tek romanı olan Korkuyorum’un, Hafta Mecmuası’nda [Hafta, No: 84, 11 İkinciteşrin 1935, Pazartesi s. 3] yayınlanacağına dair haberden sonra, haftanın romanı olarak 8 hafta tefrika hâlinde yayınlanır. Roman, başkişi Leman’ın başından geçen hadiselerin anlatıldığı kısa bir polisiye anlatıdır. Leman, tehdit içerikli bir mektup alır, bu sürede korkuları artmaya başlar. İlerleyen bölümlerde ise Leman’ın teyzesi evlerinde öldürülür. Polis hafiyesi Hikmet Bey, romanın sonunda katili bulur; ancak katil intihar etmiştir. Bu bakımdan, Korkuyorum isimli romanda dramatik aksiyonda gerilim unsurunun son derece titiz bir biçimde işlendiğini görülür. Romanda karakter oluşturma hususunda ise gerek kahramanı role hazırlamada gerekse rol benimsetmede yer yer aksaklıklara rastlanır. Çalışmada Türk edebiyatında özellikle şair kimliği ile tanınan Cahit Sıtkı Tarancı’nın kaleme aldığı Korkuyorum isimli tek roman denemesi, “Romanın Tanıtımı, Olay Örgüsü, Bakış Açısı ve Anlatıcı Düzlemi, Zaman, Mekân, Kişiler” başlıkları altında ve “Kişiler, Kavramlar ve Simgeler” düzleminde “Ülkü ve Karşı(t) Değerler” arasındaki çatışma bağlamında roman tekniği bakımından incelenecektir.
Cahit Sıtkı Tarancı, Korkuyorum, roman, roman tekniği.