Mizah, toplumsal hayatın farklı katmanlarında işlevsel bir rol üstlenirken, kültürel mirasın taşıyıcısı olarak geleneksel Türk sahne sanatlarında da özgün biçimlerde varlığını sürdürmüştür. Bu bağlamda Karagöz, rol değişimi, dil oyunları, yanlış anlamalar ve tipler arası çatışmalar aracılığıyla mizahın çok katmanlı doğasını yansıtan önemli bir anlatı alanı sunmaktadır. Bu çalışmada, Karagöz oyunlarından “Ağalık”, Henri Bergson’un gülme teorisi çerçevesinde incelenmiştir. Bergson’un gülmeyi insan davranışındaki mekanikleşme, tekrar ve uyumsuzluk üzerinden açıklayan yaklaşımından hareketle, oyunda yer alan gülme unsurları sistematik biçimde çözümlenmiştir. Oyun, Karagöz’ün ipte mahsur kalıp Hacivat tarafından kurtarılmasıyla başlamakta; ardından Acem’i eğlendirerek yüklü para kazanması ve “ağa” kimliğine bürünmesiyle gelişmektedir. Bu yeni statü, Karagöz’ün karısı, Hacivat, Çelebi, Ak Arap, Türk, Beberuhi ve cariye ile kurduğu ilişkileri dönüştürmüş ve böylece mizah yalnızca söz düzeyinde değil, toplumsal rol değişimleri üzerinden üretilmiştir. İnceleme sonucunda oyunda söz komiği, durum komiği, hareket komiği ve karakter komiğinin çoğu zaman iç içe geçtiğine dair örnekler tespit edilmiştir. Dolayısıyla “Ağalık”, mizahın hem eğlendirici hem de eleştirel işlevini görünür kılan güçlü bir örnek niteliği taşımaktadır. Bunun yanında oyun, Bergsoncu ayrımların Karagöz gibi tip merkezli ve doğaçlamaya açık metinlerde katı sınırlarla değil, daha esnek bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini göstermiştir.
Mizah, gülme, Henri Bergson, Karagöz, Ağalık.