Kültür, toplulukları bir arada tutan dinamik bir yapı olarak çağın gerekliliklerine göre sürekli bir dönüşüm içerisindedir. İnsanlık tarihinin en köklü eğlence ve ritüel biçimlerinden biri olan festivaller de bu devingen yapıdan etkilenmiştir. Ortaya çıktıkları ilk günden bugüne değişip dönüşerek varlıklarını sürdüren festivaller, günümüzde dijital kültürün bir parçası hâline gelmiştir. 21. yüzyılın teknolojik imkânları, festivalleri yerel sınırlar içerisinde hapsolmuş ritüellerden çıkararak küresel erişime açık trans-lokal yani yerel sınırların dijital veya fiziksel ağlar aracılığıyla aşılmasına rağmen, yerel kimlikle olan bağını tamamen koparmayan bir forma ve hibrit platformlara dönüştürmüştür. Bu çalışma, geleneksel olarak yüz yüze ve belirli bir mekânda gerçekleştirilen festivallerin, özellikle dijitalleşme ve pandemi süreciyle birlikte geçirdiği yapısal ve işlevsel evrimi incelemektedir. Çalışmada İstanbul Dijital Sanat Festivali (IDAF), Ars Electronica ve Uluslararası İşçi Filmleri Festivali gibi örnekler üzerinden, sanat festivallerinin dijital ortama adaptasyon süreçleri analiz edilmektedir. Sonuç olarak, dijitalleşmenin festivallere küresel görünürlük ve teknik çeşitlilik kazandırırken, yüz yüze etkileşimin azalması ve topluluk bilincinin zayıflaması gibi riskleri de beraberinde getirdiği saptanmıştır.
Dijital kültür, eğlence kültürü, festival, sanat festivalleri, hibritleşme.