Bu çalışmanın temel konusunu; Klasik dönem olarak adlandırılan 16. yüzyıl ürünü olan Süleymaniye, Selimiye ve Kadırga Sokullu Mehmet Paşa Camileri ile dönemin öncülü ve ardılı olarak kabul edilen Davutpaşa ve Sultan Ahmet Camilerinin gözlemlenebilen yapım, tasarım ve detay sorunları oluşturmaktadır. Dönem yapıları estetik kompozisyonlarının kusursuz yönleriyle ele alınmasına karşın, beklendiği gibi ideal tasarım süreçlerinin ürünü olmayıp, sahadaki uygulama pratiklerine yansıyan tutarsızlıklar mevcuttur. Çalışmanın amacı, Osmanlı İmparatorluğu’nun zirve dönemi olarak kabul edilen Klasik dönem Osmanlı mimarlık ortamındaki tasarım ve uygulama süreçlerine ilişkin beklenmeyen sonuçlara dair çıkarımlar yapmaktır. Yapılan gözlemsel ve fotogrametrik analizler sonucunda; incelenen beş anıtsal yapının ana kitle, son cemaat yeri, minare ve ek yapı birleşimlerinde deterministik (kurallı) tasarıma uymayan morfolojik sapmalar tespit edilmiştir. Cephe ve detaylara yansıyan bu izler (silmelerde ani kesintiler, mimari bileşenlerin üst üste binmesi veya çarpışması), bütüncül bir tasarım kurgusunun veya eşzamanlı inşa süreçlerinin sürekli işletilemediğini veya sonraki dönemlerdeki ihtiyaç odaklı müdahalelerde özgün kurgudan sapılarak çeşitli sorunların meydana geldiğini göstermektedir. Bu izler, Klasik dönem Osmanlı mimarisinin katı ve kusursuz bir yapıdan ziyade, sahada esnek bir uygulama pratiğine sahip olduğuna işaret etmektedir.
Klasik Osmanlı Mimarisi, tarihi konstrüksiyon izleri, uygulama sorunları, yapı tarihi, tarihi yapılarda tasarım sorunları.